Süleyman Demirel döneminde Neşet Ertaş’a “devlet sanatçılığı” teklif edildi. O ise büyük bir alçakgönüllülük gösterdi. “Devlet sanatçısı olmak ayrımcılığa yol açar, ben halkın sanatçısı kalmayı tercih ederim” diyerek teklifi reddetti.
“Garip” mahlasını kullanan Neşet Ertaş’ı, 2010 yılında UNESCO, “Yaşayan İnsan Hazinesi” kabul etti. Aradan 1 yıl geçti, başka bir unvana daha sahip oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından “fahri doktora” unvanına layık görüldü. Bağlamadaki tavrı, eserleri derslere konu oldu.
Çocukluğundan başladı onun saz aşkı, ölene kadar sürdü. Sazını elinden, türküyü dilinden bir ömür bırakmayan “Bozkırın Tezenesi”, 25 Eylül 2012’de hayatını kaybetti. Ondan geriye hala dillerden düşmeyen türküleri, caddelere ve okullara verilen isimler kaldı. Mütevazi sanatçının mezar taşında şu sözler yer alıyor.
“Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp. Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.”
KAYNAK:TRT HABER


Yeşilçam’ın Emektar Sanatçısı Serpil Alkan, “Sessiz Çığlıkları” ile Hayatını Kitaplaştırdı
Kültür Elçileri Derneği Açılış Gecesini İstanbul Fatih’te Gerçekleştirdi
KANAL 7’NİN ZERHUN YILDIZI NEVİDE ÇİÇEK’E “YILIN EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN KADIN OYUNCUSU” ÖDÜLÜ!
“Murat Uygur’dan 19 Mayıs Mesajı: Geleceğimiz Gençlerimizdir”
Yeşilçam’ın Unutulmayan Filmleri Beyoğlu Sineması’nda Yeniden Hayat Buluyor
Sinemada Yapay Zeka Sempozyumu Beyoğlu’nda Düzenleniyor
Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu’ndan İspanya’ya Yeni Atama